Okulumuz Bursa çapında yapılacak olan bilgi yarışmasına katılıyordu ve bunun için yarışmaya katılacak öğrencileri belirlemek için okulda bir sınav yapıldı. Ne ilginçtir ki benim durumum çok iyi olmamasına rağmen ilk 5’e girebildim ve yarışmalara hazırlanmaya başladık.
Görevlendirilen 2 öğretmenimiz tarafından karantinaya alındık ve derslerin hepsinden muaf tutulduk. Tabi ilk başta cazip gelen bu teklif sonraları acısını hissettirmeye başladı çünkü normalde 5 saat ders görüyorken, yarışmaya hazırlık sebebiyle günde 8 saat derse tabi tutuluyorduk. Okulun en alt katındaki eğitim salonunda herkes bir masa etrafına oturur ve sonrasında öğretmenlerimiz tarafından çok yoğun şekilde çalıştırılırdık. Hoş, asıl yük Onur Ayhan adlı arkadaşımızdaydı. Kendisi akrabam da olur; çok zekiydi maşallah. Tüm sorulara o cevap verir biz ise kabul etsek de etmesek de tasdiklerdik. Ama her zaman haklı çıkardı.
İlk bilgi yarışmasına 6 okul katıldı ve oldukça heyecanlıydık. Heyecandan geri dönüp Türkçe öğretmenime bile bakmıştım. (Korkudan desek daha iyi olur:)) Hiçbir soruya yanlış cevap vermememize rağmen çok korkuyorduk çünkü 2 takım da bizimle beraber her soruya doğru cevap veriyordu. Ta ki yarışmanın sonundaki bir soruya kadar! Yarışmanın sonunda Emir Buhari İlkokulu çok basit bir soruda hata yapıp geriye düştüler ve yarışmanın bitişine kadar bizi ve diğer rakibimizi yakalama fırsatı bulamadılar çünkü her iki takım da hatasız yarıştı. Daha sonradan ortaokulda beraber okuyacağımız ve okul 1. si olan Muhammet Aydınlı arkadaşım da meğer Emir Buhari takımındaymış :)
Neyse, yarışmaya geçelim: 2 takım olarak tüm sorulara doğru cevabı vererek yarışmayı bitirdik ama bir yarışmada 2 birinci olmayacağı için yarışma uzatmalara gitti. Uzatmalarda ise çok ters köşe bir soru soruldu ve bu sorunun aynısını liderimiz Onur Ayhan’ın dershane öğretmeni çözmüş. Bir an çok sevindik çünkü soru gerçekten de ters köşeydi. Karşı takımın bizden farklı bir cevap verdiğini görünce bir an korktuk ama kararın lehimize verildiğini anlayınca kayışın koptuğunu hissettik. Kalan sorularda da eşitlik bozulmayınca Bursa geneli yapılan ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk etabında 5 takımı eleyerek 1. olduk ve bir üst tura çıktık. :) Tabi bu 1. liğin hediyesi olarak yarışmaya katıldığımız okulun kantininde müdür bey biz gazoz ısmarladı. Gazoz bize çok soğuk gelmişti çünkü yarışmada terden gebermiştik :)
Üst turda ise 3 rakibimiz vardı ama ilk yarışmadan gelen moralle yarışmaya çok iyi başladık ve öne geçtik. Bu yarışmayı Onur’un annesi de ve akrabalarım da izliyordu. Onların verdiği moral de vardı. Bu yarışma Mohaç Bozgunu gibiydi. 2 saat süren yarışmada öne geçtikten sonra arayı iyice açtık ve 2. turu da çok rahat geçtik. Yarışma bitince taksiyle bizi okula bıraktılar. Biz hiçbir şeyden habersiz sevgi kelebekleri gibi sevinçten uçarken okula geldiğimizde bir de ne görelim! Tüm okulu toplamışlar, bizim gelmemizi bekliyorlar :) Okuldan içeri girdiğimizde herkes sıra olmuş bizi bekliyor:) Tabi herkesin ortasından koşarak geçtik ve yarışma ekibi olarak kürsüye çıktık ve siyasiler gibi elele tutuşarak poz verdik:) Bizim için en mutlu gündü!
Bu rehavetin ardından çok yoğun bir tempo başladı çünkü sırada Yıldırım İlçesi finali vardı ve bu final oldukça zor olacaktı. Ama artık kendimize güvenimiz tamdı ve yarışma günü çok heyecanlı bir şekilde salona girdik. Yarışmaya ablam dahil herkesin akrabaları da gelmişti. Yıldırım 1. liğine en büyük aday bizdik çünkü buraya en rahat biz gelmiştik.
Yarışma başladı ama Türkçe’den hüsrana uğradık ve geri düştük. Bu durum matematikte de devam etti ve çok basit sorular yüzünden geri düşünce moralimiz bozuldu ve bir daha toparlanamadık.Büyük bir faciaydı. Herkes bizi o kadar pohpohlamıştı ki kendimizi çok üstün görmüştük. Ama 2. lik de hiç fena değildi. Bununla kendimiz teselli ettik ama eve gidince yatağa uzanıp ağlamamı hiç unutamam. Çok koymuştu. :(
Birgün Yıldırım 1.si olabilmek için intikam alacağım günü iple çekiyordum!