| Print - Close Window |
Adam, yogun bir haftadan sonra
pazar sabahi kalktiginda, butun haftanin yorgunlugunu cikarmak icin eline
gazetesini aldi ve butun gun miskinlik yapip evde oturacagini dusundu. Tam bu
sirada oglu kosarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba ogluna
soz vermisti; bu hafta sonu sinemaya goturecekti, ama hic disari cikmak
istemediginden bir bahane uydurmasi gerekiyordu, sonra gazetenin promosyon
olarak dagittigi dunya haritasi gozune ilisti. Once dunya haritasini kucuk
parcalara ayirdi ve ogluna eger bu haritayi duzeltebilirsen seni sinemaya
goturecegim dedi, sonra icinden; oh be kurtuldum, en iyi cografya profesorunu
bile getirsen bu haritayi aksama kadar duzeltemez dedi. Aradan
on dakika gecti ve cocuk babasinin yanina kosarak geldi; baba
haritayi duzelttim artik sinemaya gidebiliriz dedi. Adam once inanamadi ve
gormek
istedi.Gordugunde
hayretler icindeydi ve ogluna bunu nasil yaptigini
sordu.
Cocuk; bana verdigin haritanin arkasinda bir insan
vardi dedi,
INSANI DUZELTTIGIM ZAMAN, DUNYA KENDILIGINDEN
DUZELMISTI...
Evet, insan duzeldiginde bircok sey de duzelmektedir. Bu konuda bazi fikirlerimi belirtmek istiyorum:
Evet arkadaslar, simdi mantikli olalim, egri oturup dogru konusalim… Yoneticiler bizim aramizdan gelmekteler. Peki bizler neden onlardan memnun degiliz?
Bir cetvel dusunun. Bu cetvel HALK'tir. Bu cetveli koyarak cizilen cizgiler de YONETICILER'dir.
Cetvel dogru ve dumduz ise, cizgilerin yanlis olma olasiligi var midir?
Cetvel yamuk ve puruzlu ise, cizgilerin dogru olma olasiligi var midir?
"Ne yani, sorun bizde mi?" diyeceksiniz simdi… Evet, sorun BIZDE!
Hemen aciklayalim: Hep yakiniyoruz. Herkes hortumcu olmus, ulkeyi soyuyor… Ya biz? Biz cok mu masumuz? Iste masum olmadigimizin ispati:
Ulkeye vermedigimiz vergiler. (Verilmeyen her vergi 70.000.000 insanin hakkina girmektir.)
Ya korsan meselesi? Evet herkes bilgisayarini acsin simdi… Kacimizin Windows XP & Vista'si orijinal? Kacimizin MS Office'i orijinal? Daha guzeli: Kacimizin muzik listesindeki mp3'ler orijinal? [Muzikteki korsan o kadar cogaldi ki, artik korsan CD'ciler bile para kazanamaz duruma geldi. Neredeyse her muzik artik internetten bedava indirilebiliyor] Evet, gelelim programlara, kacimizin kullandigi programlar CRACK'li degil? Kacimiz cocuklarimiza ORJINAL OYUN'lar oynatiyoruz? Soyleyin bakalim…
Hemen savunmaya gecmeyin, yok programlar cok pahali, yok muzik CD'leri cok pahali, biz nasil alalim? Felandi, filandi. Arkadaslar, kendimizi kandirmayalim. Kimse bize 1 ekmegi 150 YTL'ye satmiyor. Satilan seyler buyuk emekler sonucunda olusturulan ve HAYATI ONEM TASIMAYAN seylerdir. Yani bir muzik CD'sine eger pahali diyorsaniz, dinlemeyiverirsiniz, olur biter. Ha, dinlemeden yasayamam diyorsaniz, o zaman da bu eseri uretene hakkini vereceksiniz. Bu, bu kadar basit… Orijinal bir eser demek, o eser icin alinan egitimler, yapilan sirketler, uretimler ve calisan herkestir. Alinan bir KORSAN CD, o eserin uretiminde calisan herkesin kul hakkina girmektir. Bunu da unutmayalim…
Evet, simdi aramizda HIRSIZ olmayan var mi? Biz bunlari yaparken, yonetcilerin o pozisyonda HORTUMCULUK yapmalarina neden sasiriyoruz?
"Ama yoneticiler sadece hortumcu degil, ayni zamanda KADROLASMA, ADAM KAYIRMA, TORPIL YAPMA, RUSVET VERME de yapiyorlar" diyeceksiniz… Buna da cevabim var:
Bizler cok mu masumuz? Bir akrabamizi bir ise sokmak icin yapmadigimiz torpil kalmiyor. Bir devlet dairesine isimiz dustugumuzde kapisini calmadigimiz memur kalmiyor. Askerlikle alakali sorun ciktiginda kapisini calmadigimiz komutan kalmiyor. Polisle alakali sorun ciktiginda hemen bir tanidik polis bulmuyor muyuz? Tayin islemleri olunca hemen araya bir burokrat bulup, istedigimiz yere tayin yaptirmiyor muyuz? Bir iste oncelikle kendi akrabalarimizi gozetip adam kayirmiyor muyuz? Varsa aramizdan bunlari yapmayanlar, helal olsun. Ama kimse kimseyi kandirmasin burada… Kendi ozel islerimizi sirket telefonlarindan halletmiyor muyuz?
"Yoneticiler cok zenginler, bizler ise cok fakiriz" diyenelere cevabim sudur ki;
Halkimizda cok fakir insanlar bulunmaktadir. Bunu inkar edemeyiz. Ama gercekten fakir olan insanlar bunu demiyorlar nedense… Fakirim diye bagiranlar asgari ucretle calisan ama cebinde 1200 YTL'lik telefonu olan insanlar. Ben ortaokulda okuyan minnacik cocuklarin elinde 1000 YTL'lik telefonlar goruyorum. Kamerali felan. Iste fakirlik bu olsa gerek. Ben sag elini acmis, dilenen bir adam gordugumde, sol elinde ise tuten sigarasini gorunce o adama nasil yardim edeyim soyleyin bana… Bu mudur fakirlik Allah askina?
"Yoneticiler cok cahil, bizleri daha zekiler yonetsin" diyenlere acik cevabim sudur ki:
Burada yanlis anlasilma olmasin diye uyarmak istiyorum: Siyasi bir mesaj yoktur burada. Buradaki asil amacim TOPLUMSAL YANLISLARIMIZI DUZELTMEKTIR. Siyasi dusuncelerimizi TAKIM TUTARMIS GIBI savunmamaktir. Secimlerden once bazi vatandaslarla roportaj yapiklarinda: "Ben 40 senedir ..P' ye verdim, olene kadar da ona verecegim" diyor. Iste, aklin mantigin calismadigi, sadece fanatizmin calistigi bir mantiktir bu…
Ulkemiz maalesef LAIKLIK- TURBAN – SERIAT – CUMHURİYET gibi kavramlarla oyalanmakta ve hicbir cozum bulunamamakta. Iste bunun sebebi siyasetteki radikallik.
Bir bakiyoruz, DEMOKRASI DEMOKRASI diye bagiran insanlar farkli siyasi gorusteki birisi cumhurbaskani olunca "O benim cumhurbaskanim olamaz " diyerek ve istemedigi bir parti cok yuksek oyla basa gelince ASKERI DARBE diyerek DEMOKRASI'den nasibinin ne kadar oldugunu bize gostermis olur.
Arkadaslar, siyaseti bir kenara birakalim, burada siyaset yapmiyoruz. Problem nedir, acikca belirtelim: Eger demokrasiyi savunuyorsaniz, oyle umuyorum, halkin tercihini kabul etmeseniz bile, yanlis oldugunu dusunseniz bile, SAYGI DUYMAK zorundasiniz! Demokrasi bunu gerektirir. Aksini dusunuyorsaniz, cikip demokrasi haricinde alternatif bir yonetim bicimi icat edip, bunu yaymaya calismaniz gerekecektir.
"Yoneticiler asil ve kibar degiller, surekli birbirlerine hakaret edip kavga ediyorlar" diyenlere cevabim su dur ki:
Ya bizler? Isyerinde arkasina kuyusunu kazmadigimiz birisi kaldi mi? Komsuluk iliksilerimiz o kadar zayifladi ki, insan komsusunun annesinin vefat ettigini bile aylar sonra ogreniyor, dusunebiliyor musunuz? Daha da otesi, kardesler bile artik sudan sebepler yuzunden birbirlerine dusman olmaya basladi.
Hayatimiz o kadar doldu ki, yararli isler yapmaya vaktimiz bile olmuyor degil mi? Hanimlar sabahlari KADIN PROGRAMLARI denen sacmaliklari izliyorlar. Dusunebiliyor musunuz? Bir kadin programa cikip TECAVUZE UGRADIGINI soyluyor ve agliyor. Aradan 10 dakika gectikten sonra ayni programda CAKKIDI CAKKIDI gule oynaya oynuyor! Bu nasil bir kurgudur? Anlamis degilim. Bizim akilli! hanimlarimiz da o guzel vakitlerini bu programlari seyrederek dolduruyorlar.
Ya erkekler? Bir mac 90 dakika surer ama spor programlari ise saatlerce… Bir futbolcunun yasini, boyunu, dogum tarihini, tuttugu futbol takiminin kadrosunu ezbere bilmek ne kadar gereklidir?
Dizi kulturumuze gelelim. Hergun her kanalda diziler oynatilmakta. Arkadaslar, dizi denen sey, tamamen kurgudan ibarettir. Hayatin baska GERCEK sorunlari varken insanlarimiz tamamen HAYAL URUNU olan seylerde saatlerini harciyorlar. Daha da otesi, dizilere manevi olarak baglanip; dizilerle uzulup, dizilerle sevinebiliyorlar! Allah akil fikir versin!
Bunca seyden sonra BU ULKE NEDEN GELISMIYOR diyorsunuz? Pes yani…
Evet var, ama bunun sebebi de bizleriz. Biz dinimizi Kur'an ve Hadislerden ogrenmeyip ORUC BABA TURBESI'ne gidip CAPUT BAGLAYARAK , cami duvarlarina KIZIM ISE GIRSIN diye yazilar yazarak, kendimizi medyatik (insan vucudunu anlamak icin PORNO film izleyen, kendisini mankenlere opturen) hocalarin sozlerine baglatirsak olacagi budur. Her Ramazan ayinda "ORUCU CINSEL ILISKI ILE ACMAK GUNAH MI?" diye sorarak GUZEL DINIMIZ'i nasil gordugumuzu cok guzel ifade ediyoruz. Iste bizim dinimizden alacagimiz ancak bu kadardir. Okyanus ne kadar buyuk olursa olsun, alabilecegin su, kapasiten kadardir. Daha fazlasini hak etmiyoruz biz… Hacca gittikten, oruc tuttuktan ve 5 vakit namazdan sonra sanki cennet garantiymis gibi her turlu ahlaksiz islerin yapilmasini ne ile aciklayabiliriz? O zaman; hac turistik bir gezi, oruc diyet, namaz ise bir jimnastik hareketinden ibaret kalir.
Konu dinden acilmisken sunu da belirtelim:
Bir TURK dusunun. Istiklal Marsi okunurken kalkip okumuyor, bilakis bacak bacak ustune atip oturuyor. Siz o insana demez misiniz ki; kardesim sen ne bicim TURK'sun? Kalkip Istiklal Marsi'ni soylemiyorsun, daha da ustelik saygisizca oturuyorsun! Dersiniz degil mi? O insan cikip "Sen benim Turk'lugume karisamazsin" derse mantikli bir cevap olur mu? Olmaz cunku eger TURK oldugunu soyluyorsan, bunun gerekliliklerini yapmak zorundasin. Bu gereklilikleri yaptiktan sonra gerisi sana kalmistir.
Ayni durum din konusunda da yapilabilir. Genelde su soz modadir: "Kimse benim ne yaptigima karisamaz, her yaptigim benimle ALLAH arasindadir." Evet, yapilan seyler kul ile Allah arasindadir. Ama biraz once verdigimiz ornekteki gibi MUSLUMANIM diyen bir kimse namaz kilmiyorsa, zekat vermiyorsa, islamin gerekliliklerini yerine getirme gibi bir caba icerisinde degilse, o insana "SEN NE BICIM MUSLUMANSIN?" diye soru sorulur. Arkadasinin cenaze namazina gidip cenaze namazini kilmayan hatta namaz kilmayi bilmeyen bir insan cikip ben muslumanim diyor. Olur mu bu? Iman, sadece Kelime-i Sehadet getirmekle olmaz.Burada kimsenin imanini sorgulamiyoruz. Tartip olcmuyoruz. Kimseye KAFIR gibi bir damga da vurmuyoruz. Ama istiklal marsini bilmeyen, okumayan hatta saygi durusuna gecmeyen bir Turk'u dusunebiliyorsaniz, namaz kilmayi bilmeyen, kilmayan bir muslumani da dusunmeniz gerekecektir. Sizce mantikli mi?
Kapiniza bir mektup gelse ve uzerinde kimden geldigine dair bir isim bulunmasa bile merak eder, bir acar okursunuz oyle degil mi? Halbuki, Allah kullarina hem bu dunya hem de oteki taraf icin bircok ogut verdigi bir mektup gondermistir. Malumdur ki, herkesin evinde suslu yazmalarla kapli, kutuphanemizin en guzel kosesinde, evimizin en yuksek yerinde bulunan bu mektubu yani Kur'an'i acaba hic acip okumayan (tamamini) kac kisi vardir? Okumak yetmiyor tabii ki, anlamak ve hayatimiza tatbik etmek de gerekli. Sadece okumak anlik bir feyiz katar ama mektubun amaci hedefine ulasmaz. Evet, bizler muslumaniz ama gercekten MUSLUMAN miyiz simdi karari siz verin…
Herkes kul hakki cok onemlidir der, ama bir mac esnasinda hakeme edilen kufurlerin haddi hesabi yoktur. Trafikte onumuzdeki surucu biraz acemi oldugu icin yavas gidiyor diye hic tanimadigimiz insana bile kufretmekten cekinmeyiz. Trafik kurallarina uymak ise hak getire. Bunun sonucunda olusan kazalarin sorumlusu ise belli: TRAFIK CANAVARI!
Saglikli bir yasam icin ugrasir dururuz, ama aksamlari ye babam ye! Corba, et, pilav, tatli, cekirdek, çay, kola, sonra da guzelce yat uyu! Hic yediklerine dikkat etmek yok! Spor ise sadece merdivenleri inmekten ibaret. Hos, artik yuruyen merdivenler de var. Oh ne guzel. Hicbir yerimizi hareket ettirmeden yasayacagiz! Sonra vucudumuzun yarisi g.t, yarisi gobek olsun! Sonra "Kocam beni aldatiyor", "Karim beni boynuzluyor" diye yuvalarin yikilmasi. Ee be hanim teyze, sen o kadar cok yemisin ki, boyun enine esit olmus. Kadin demeye 1000 sahit lazim. Ayni durum erkeklerde de gecerli. Insanlar hicbir caba sarfetmeden cok mutlu olmayi istiyorlar ama bu olmaz! Olamaz!
"Ahlak elden gitti" diyenlere soyluyorum: Siz ahlaki korumak icin ne yaptiniz?
Televizyonu actigimizda "Kim kimi aldatti-boynuzladi", kim FRIKIK verdi gibi magazin haberleri seyrediyoruz. Bilmeyenler icin soyleyeyim: FRIKIK ingilizce'den gelir. Orijinali FREE KICK olarak yazilir. Yani serbest vurus :) Yani burada anlatilmak istenen farkli seyler var! Kim kime vurursa o daha fazla para kazaniyor…Genclerimize bakiyoruz, her turlu NANE'yi yedikten sonra NE DE OLSA TOVBE EDERIM mantigiyla evlenip gidiyorlar. "Cok kullanilmis, az kullanilmis" gibi tabirlerin kullanilmasi bile cok mide bulandirici degil mi?
Cocukarimizin ahlaki ne oldu? Cocuklarimizi saliyoruz internetlere. Bir cocuk http://www.google.com/'a girse ve istedigi kelimeyi yazsa, goremeyecegi sey yoktur. Bu mudur ahlakin korunmasi. Yapilan istatistiklere gore Turkiye'de arama motorlarindan en fazla aratilan sozcuk ne olmustur soruyorum size? Bas harfi "S".
Sonra, diyoruz ki herkesin cebinde silah var. Bir mactan sonra veya kavgada herkes birbirini vuruyor. Tamam da biz buna onlemlerimizi aldik mi? Su an yanimda oturan cocuklarin cogu COUNTER STRIKE denen adam vurmacali oyunu oynuyorlar. Oyle kaptirmislar ki kendilerini, eline gerceklerini versen gercekten birbirlerini vuracaklar! Bu cocuklar aksam eve gidnce de KURTLAR VADISI'ni seyretmiyorlar mi? Ee Ataturk'un genclige emanet ettigi bu ulke, bu cocuklar genc olunca ne olacak? Size soruyorum!
Bu kadar soylediklerimden sonra alinan gocunan varsa herkesten ozur dilerim. Bu ulkenin daha guzel gunler gormesi ve toplumsal birliktelikle beraber dogrulari gormek acisindan fikirlerimi belirttim. Siyasi bir amac, cikar gibi bir dusuncem yoktur.
Bunca soylenenden sonra sanki millet olarak cok kotuymusuz gibi bir izlenim birakmak istemiyorum. Bizler havada ucan kuslari bile dusunup evlerimize, camilerimize onlara has evler yapan, misafirlerini bas taci yapan, (misafirler icin ayri ozel oda bulunduran tek millet), bir yemek ismarlama sirasinda ucreti odemek icin kavga eden :), zor zamanlarda dunyada esi benzeri gorulmemis bir kenetlenme ile birbirine SIMSIKI baglanan bir milletiz biz… Boyle guzel yonlerimizi, yukaridaki yanlislarimizi duzelterek daha da cogaltmaya ne dersiniz?
__._,_.___